gençlere ben de kendi hikayemi özet geçeyim bari feyz alsınlar..
lise sonda sınıftan bi arkadaşıma aşık olmuştum, neyse.. gel zaman git zaman bununla iyi vakit geçirmeye başladık, samimi falan olduk. en sonunda ben aynı şehirde bi uni ye girdim, o da bi daha şansını denemek istedi dershaneye yazıldı. zamanımız çoktu, her zaman beraberdik ama o beni arkadaş olarak görüyordu. içim içimi yedi, ya başkasına giderse diye her gece onu düşünür oldum. sonunda sabredemedim gittim konuştum ama şiirler falan yazmıştım. hayır dedi, kibarca reddetti. bende gözünün önünde şiirlerimi yırttım. benimle görüşmeyi kesti. aynı şehirdeydik ama artık çarşıda falan denk gelirsem öyle görüyordum ancak. bir şekilde ona ulaşmalıydım aşkımı kanıtlamalıydım... çevre baskısı yaptım. onun çevresinden bir sürü yeni arkadaş yaptım ve onlara da söyledim durumu. en son benden daha da nefret eder hale geldi ama ben durmadım tabi bu arada hattını değiştirdi. etraftan ortak arkadaşlara onu sordum nasıl acaba bi sorunu var mı diye. ama bana kimse kesin birşey demedi.. herşey muğlak kaldı. sene sonunda ben uni 2. ye geçtim o da yeni okulunu kazandı. başka şehre geldi ama ben onu hala özlüyordum. elimden birşeyler gelmeliydi.. en sonunda karar verdim okulu bırakacak. onun okuluna gidecektim bunun için kafamda planlar yaptım ailem olayı bilmiyor ama okulu bırakmaya nasıl ikna edecektim ? mühendislik 2. sınıftaydım ve sayısal derslerim çok yüksekti diferansiyelden mekanikten falan ortalamayı yükselttiğim için sınıfta normal arkadaşım kalmamıştı. hep yalnızları oynadım. gittim başka bölümden elemanlarla takıldım. neyse konumuz bu değil, bir gün evde büyük bi kavga çıktı ben de parama güvenip evden kaçtım. memlekete gittim, haftasonunu orada geçirdim en sonunda annem geldi tıpış tıpış eve götürdü.. ama memleketteyken o okulda okumayacağımı hedefimin yüksek olduğunu 3 büyük şehirden birisinde okumam gerektiğini anlattım. bana mecburende olsa hak verdi, ben de öyle eve gittim baktım. olmuyor tamam dersler güzel ama babam benden mesleki anlamda baya ümitliydi. nasıl olsa derslerim iyiydi. bu sefer babamı bastırmak için alkole başladım. neredeyse 1 ay boyunca eve her gece kafa güzel gittim. her gecemi bi barda arkadaş ortamında geçirdim. hep sevdiğim kızı içerken yaaddettim, hep onu hatırladım. sevgimi ona kanıtlayacaktım. bir gün karşısına ayakları yere basan biri olarak dimdik çıkacaktım. en sonunda babamı da pes ettirdim. benle ilgilenmemeye başladı. finaller başladı dersler orta derece notlar da öleydi yani orada kalsam her türlü rahat rahat geçecektim. ama ben depresif modlarda takıldığım için öğrenci islerine gittim, kendi isteğimle ayrılmak istediğimi söyleyip tüm resmi prosedürü tamamladıktan sonra lise diplomamı aldım.çok mutluydum otobüste giderken okuluma son kez bakıyordum zaten bölümde takıldığım tek arkadaşım vardı. okuldan ayrılmak için gerekli olan dilekçeyi kendim yazamamıştım ona yazdırmıştım. ellerim titriyordu çünkü.. altına imzayı basmıştım.. okuluma son kez bakarken o geldi aklıma biraz ağlayacak gibi oldum ama sevdiğim kız için buna da katlanmalıydım..
diplomamı eve getirdim, masanın üstüne koydum. gittim yatağıma girdim bi güzel uyudum. ailem şoka girdi.. ama ben halimden memnundum, babama ygs kitapları aldırdım ertesi gün hemen çalışmaya başladım. deli gibi ders çalıştım, zaten ygs için dershaneye gitmedim. kendi çabalarımla ortalama bir puan aldım asıl olay lys de başlayacaktı çünkü mühendislikten kalan bilgilerle matematik ve fizik yapacaktım ve üstüne dershaneye gidecektim.. neyse dershaneye gideyim dedim. eski dershaneme gittim ne de olsa yabancılık çekmeyecektim. hocalarım falan hepsi tanır beni. tabi dershaneye gidişim de komik bende unili havası var oradaki elemanlar tamamen liseli gibi [sm=s17.gif] benim saçlar uzun top sakal sırtta deri ceket falan, elemanlar daha uniye yeni başlayacak, sınıfa bi girdim hocam tanıdı beni baya bi şaşırdı.. elemanlar okulu bıraktığımı öğrenince triplere girdi. beni dışladılar, bu aslında iyi oldu baya bi rekabet ortamı oldu ama hepsini eziyordum. çok fazla ders çalıştım dershaneden hocalar ile beraber çıktım. gecelerim gündüzlerime karıştı, müdavimi olduğumuz bi pastane vardı gider orada tv nin önünde test çözerdim. hatta geometri kitabını o pastanede bitirdim [:@] millet bana bakarak dalga geçiyordu. ders çalıştığı yere bak gibisinden, babamın esnaf arkadaşları benim artık bi baltaya sap olmamın gerektiğini okulu bırakmamın hata olduğunu babamın aklına sokmaya çalışıyorlardı.. bilmiyorum babam benden bir kere olsun tereddüt etti mi ama ben kendime inandım. sevdiğim kızın yanına gidecektim çünkü..
sınav zamanı gelmişti gittim, girdim ve çıktım kolay geçmişti baya yapmıştım mutluydum günler günleri kovaladı, tercih zamanı geldi. sevdiğim kız ankaradaydı, benim puanım 3 büyük şehri de tutuyordu iyi bi tercih sıralaması ile ankara jeoloji ye yerleştim. annem babam benimle gurur duyuyordu o esnafları göt etmenin mutluluğunu kendim yaşadım. hepsi teker teker tebrik etti kendimle ne kadar övünsem az. geldim ankaraya
ilk iş okula kayıt ve kalacak yerayarlamaktı, gittik kaydımı oldum. bi sürü ergen vardı, uni kazanmanın bi halt olduğunun verdiği özgüvenle triplere girmişlerdi.. sonra yurt ayarladık, neyse yabancı diller yüksek okuluna kaydımı yaptırdım. okul, hazırlığı saymazsak 3 senede bitece inşallah. neyse geçelim hikayemize.. bi şekilde onun fakültesine gidip konuşacaktım ama bölümde lab a girmiştim orada kendimi geliştiriyordum. mta dan tcdd den örnekler geliyor biz de incelenebilir duruma getiriyoruk. aklım hala ondaydı bi şekilde gitmeliydim yanına, belki evet derdi diye düşünüyordum ama hiçbir zaman gidemedim. en sonunda bu yılbaşında tcdd de karşılaştık. ben trenin başında sigaramı içtikten sonra kendi vagonuma doğru gidiyorum. karşıdan bi kız geliyordu tam seçemedim kim diye ama yaklaştıkça kalbim daha çok atmaya başladı.. ben farkında değildim bile en son göz göze geldik. tam selam vericektim bi ana!!! oldum şaşırdım gerçekten oydu.. saçları up uzun dalgalıydı hala çok güzeldi, bakımlı birisiydi makyajından falan ödün vermemiş, öğrenci demek hak getire. süperdi.. göz göze geldik bana baktı ve yoluna devam etti.. olay buydu sadece tabi yolculuk boyunca ben hala heyecanlıydım, sanki boğazıma poke topu kaçmış gibiydi kalbim patır patır atıyordu. ama olmadı işte neden hala kendini inandırıyorsun ki dedim. olmamıştı ben sevdiğim kız için annemden, babamdan akademik kariyerimden vazgeçmiştim. ama o bi merhaba demeyi bile çok görmüştü. hala düşündükçe deli oluyorum. kızlara karşı ayrı bir nefretim var, onun yüzünden tüm kızlardan intikam almak istiyorum, ki elime de birçok fırsat geçti. bir donemde 5 kızdan teklif aldım.. ama yapamadım olmadı
bundan sonra kendim için yaşamaya söz verdim.. kız mız hikaye beyler kendinizi geliştirin bence.. bu yaşadıklarım bana iyi bir ders oldu. ha sorarsanız hala onu seviyor musun diye.. evliliğe çok uzak insanım ama bir gün evlenir de kızım olursa onun adını koymaya karar verdim. neyse artık bundan sonra kendim için ne yapsam diye düşünüyorum. okulu bir an önce bitirip yurt dışına çıkacağım ve o memlekete bir daha gitmeyeceğim.. onu hatırlatan şeyler içinde uzun süre yaşadım.. artık görmek istemiyorum, ne bileyim belki bir gün karşılaşırsak yüzüne bakar mıyım hala düşünüyorum.. aşk, sevgi dediğin olay tamamen yalanmış ben, onun için hayatımı göze almıştım ama olmadı. duygu diye birşey yok beni annemden başka seven dişi yok. bundan sonra kızlar benden çok çekecek. allaha şükür tip de var karizma da var fotomu koymuştum geçen kapanan konuda orada da olumlu eleştiri almıştım. kısacası ben bir kız için kendime yazık ettim, siz etmeyin.