kendi hikayem


gençlere ben de kendi hikayemi özet geçeyim bari feyz alsınlar..

lise sonda sınıftan bi arkadaşıma aşık olmuştum, neyse.. gel zaman git zaman bununla iyi vakit geçirmeye başladık, samimi falan olduk. en sonunda ben aynı şehirde bi uni ye girdim, o da bi daha şansını denemek istedi dershaneye yazıldı. zamanımız çoktu, her zaman beraberdik ama o beni arkadaş olarak görüyordu. içim içimi yedi, ya başkasına giderse diye her gece onu düşünür oldum. sonunda sabredemedim gittim konuştum ama şiirler falan yazmıştım. hayır dedi, kibarca reddetti. bende gözünün önünde şiirlerimi yırttım. benimle görüşmeyi kesti. aynı şehirdeydik ama artık çarşıda falan denk gelirsem öyle görüyordum ancak. bir şekilde ona ulaşmalıydım aşkımı kanıtlamalıydım... çevre baskısı yaptım. onun çevresinden bir sürü yeni arkadaş yaptım ve onlara da söyledim durumu. en son benden daha da nefret eder hale geldi ama ben durmadım tabi bu arada hattını değiştirdi. etraftan ortak arkadaşlara onu sordum nasıl acaba bi sorunu var mı diye. ama bana kimse kesin birşey demedi.. herşey muğlak kaldı. sene sonunda ben uni 2. ye geçtim o da yeni okulunu kazandı. başka şehre geldi ama ben onu hala özlüyordum. elimden birşeyler gelmeliydi.. en sonunda karar verdim okulu bırakacak. onun okuluna gidecektim bunun için kafamda planlar yaptım ailem olayı bilmiyor ama okulu bırakmaya nasıl ikna edecektim ? mühendislik 2. sınıftaydım ve sayısal derslerim çok yüksekti diferansiyelden mekanikten falan ortalamayı yükselttiğim için sınıfta normal arkadaşım kalmamıştı. hep yalnızları oynadım. gittim başka bölümden elemanlarla takıldım. neyse konumuz bu değil, bir gün evde büyük bi kavga çıktı ben de parama güvenip evden kaçtım. memlekete gittim, haftasonunu orada geçirdim en sonunda annem geldi tıpış tıpış eve götürdü..  ama memleketteyken o okulda okumayacağımı hedefimin yüksek olduğunu 3 büyük şehirden birisinde okumam gerektiğini anlattım. bana mecburende olsa hak verdi, ben de öyle eve gittim baktım. olmuyor tamam dersler güzel ama babam benden mesleki anlamda baya ümitliydi. nasıl olsa derslerim iyiydi. bu sefer babamı bastırmak için alkole başladım. neredeyse 1 ay boyunca eve her gece kafa güzel gittim. her gecemi bi barda arkadaş ortamında geçirdim. hep sevdiğim kızı içerken yaaddettim, hep onu hatırladım. sevgimi ona kanıtlayacaktım. bir gün karşısına ayakları yere basan biri olarak dimdik çıkacaktım. en sonunda babamı da pes ettirdim. benle ilgilenmemeye başladı. finaller başladı dersler orta derece notlar da öleydi yani orada kalsam her türlü rahat rahat geçecektim. ama ben depresif modlarda takıldığım için öğrenci islerine gittim, kendi isteğimle ayrılmak istediğimi söyleyip tüm resmi prosedürü tamamladıktan sonra lise diplomamı aldım.çok mutluydum otobüste giderken okuluma son kez bakıyordum zaten bölümde  takıldığım tek arkadaşım vardı. okuldan ayrılmak için gerekli olan dilekçeyi kendim yazamamıştım ona yazdırmıştım. ellerim titriyordu çünkü.. altına imzayı basmıştım.. okuluma son kez bakarken o geldi aklıma biraz ağlayacak gibi oldum ama sevdiğim kız için buna da katlanmalıydım..
diplomamı eve getirdim, masanın üstüne koydum. gittim yatağıma girdim bi güzel uyudum. ailem şoka girdi.. ama ben halimden memnundum, babama ygs kitapları aldırdım ertesi gün hemen çalışmaya başladım. deli gibi ders çalıştım, zaten ygs için dershaneye gitmedim. kendi çabalarımla ortalama bir puan aldım asıl olay lys de başlayacaktı çünkü mühendislikten kalan bilgilerle matematik ve fizik yapacaktım ve üstüne dershaneye gidecektim.. neyse dershaneye gideyim dedim. eski dershaneme gittim ne de olsa yabancılık çekmeyecektim. hocalarım falan hepsi tanır beni. tabi dershaneye gidişim de komik bende unili havası var oradaki elemanlar tamamen liseli gibi [sm=s17.gif] benim saçlar uzun top sakal sırtta deri ceket falan, elemanlar daha uniye yeni başlayacak, sınıfa bi girdim hocam tanıdı beni baya bi şaşırdı.. elemanlar okulu bıraktığımı öğrenince triplere girdi. beni dışladılar, bu aslında iyi oldu baya bi rekabet ortamı oldu ama hepsini eziyordum. çok fazla ders çalıştım dershaneden hocalar ile beraber çıktım. gecelerim gündüzlerime karıştı, müdavimi olduğumuz bi pastane vardı gider orada tv nin önünde test çözerdim. hatta geometri kitabını o pastanede bitirdim [:@] millet bana bakarak dalga geçiyordu. ders çalıştığı yere bak gibisinden, babamın esnaf arkadaşları benim artık bi baltaya sap olmamın gerektiğini okulu bırakmamın hata olduğunu babamın aklına sokmaya çalışıyorlardı.. bilmiyorum babam benden bir kere olsun tereddüt etti mi ama ben kendime inandım. sevdiğim kızın yanına gidecektim çünkü..
sınav zamanı gelmişti gittim, girdim ve çıktım kolay geçmişti baya yapmıştım mutluydum günler günleri kovaladı, tercih zamanı geldi. sevdiğim kız ankaradaydı, benim puanım 3 büyük şehri de tutuyordu iyi bi tercih sıralaması ile ankara jeoloji ye yerleştim. annem babam benimle gurur duyuyordu o esnafları göt etmenin mutluluğunu kendim yaşadım. hepsi teker teker tebrik etti kendimle ne kadar övünsem az. geldim ankaraya
ilk iş okula kayıt ve kalacak yerayarlamaktı, gittik kaydımı oldum. bi sürü ergen vardı, uni kazanmanın bi halt olduğunun verdiği özgüvenle triplere girmişlerdi.. sonra yurt ayarladık, neyse yabancı diller yüksek okuluna kaydımı yaptırdım. okul, hazırlığı saymazsak 3 senede bitece inşallah. neyse geçelim hikayemize.. bi şekilde onun fakültesine gidip konuşacaktım ama bölümde lab a girmiştim orada kendimi geliştiriyordum. mta dan tcdd den örnekler geliyor biz de incelenebilir duruma getiriyoruk. aklım hala ondaydı bi şekilde gitmeliydim yanına, belki evet derdi diye düşünüyordum ama hiçbir zaman gidemedim. en sonunda bu yılbaşında tcdd de karşılaştık. ben trenin başında sigaramı içtikten sonra kendi vagonuma doğru gidiyorum. karşıdan bi kız geliyordu tam seçemedim kim diye ama yaklaştıkça kalbim daha çok atmaya başladı.. ben farkında değildim bile en son göz göze geldik. tam selam vericektim bi ana!!! oldum şaşırdım gerçekten oydu.. saçları up uzun dalgalıydı hala çok güzeldi, bakımlı birisiydi makyajından falan ödün vermemiş, öğrenci demek hak getire. süperdi.. göz göze geldik bana baktı ve yoluna devam etti.. olay buydu sadece tabi yolculuk boyunca ben hala heyecanlıydım, sanki boğazıma poke topu kaçmış gibiydi kalbim patır patır atıyordu. ama olmadı işte neden hala kendini inandırıyorsun ki dedim. olmamıştı ben sevdiğim kız için annemden, babamdan akademik kariyerimden vazgeçmiştim. ama o bi merhaba demeyi bile çok görmüştü. hala düşündükçe deli oluyorum. kızlara karşı ayrı bir nefretim var, onun yüzünden tüm kızlardan intikam almak istiyorum, ki elime de birçok fırsat geçti. bir donemde 5 kızdan teklif aldım.. ama yapamadım olmadı
bundan sonra kendim için yaşamaya söz verdim.. kız mız hikaye beyler kendinizi geliştirin bence.. bu yaşadıklarım bana iyi bir ders oldu. ha sorarsanız hala onu seviyor musun diye.. evliliğe çok uzak insanım ama bir gün evlenir de kızım olursa onun adını koymaya karar verdim. neyse artık bundan sonra kendim için ne yapsam diye düşünüyorum. okulu bir an önce bitirip yurt dışına çıkacağım ve o memlekete bir daha gitmeyeceğim.. onu hatırlatan şeyler içinde uzun süre yaşadım.. artık görmek istemiyorum, ne bileyim belki bir gün karşılaşırsak yüzüne bakar mıyım hala düşünüyorum.. aşk, sevgi dediğin olay tamamen yalanmış ben, onun için hayatımı göze almıştım ama olmadı. duygu diye birşey yok beni annemden başka seven dişi yok. bundan sonra kızlar benden çok çekecek. allaha şükür tip de var karizma da var fotomu koymuştum geçen kapanan konuda orada da olumlu eleştiri almıştım. kısacası ben bir kız için kendime yazık ettim, siz etmeyin.

hayat devam ediyor..

Hayat devam ediyormuş meğer, dönem başından beri kızlar peşimde :D her neyse.. aslında yaşadığım bir olayı anlatmak için girmiştim siteye ama yok bende kalsın herşey public olmasın dimi :D bundan sonra aşk acısı çeken melankolik takılan sevdiği kız için, için için içen birisi olmayacağım.. kız tavlamayı falan da biliyorum ;) millete taktik verebiliyorum aralarını verdiğim taktiklerle yapabiliyorum neymişim ben bea :D artık bu blogda farklı şeylerle karşılaşacaksınız.. ama kız olayını kesinlikle çözdüğümü bilin yani sitede yanıp tutuştuğum kız değil hatta hayatımda kimse yok zaten olmaması da tercihim.. fazla iddialı konuşmak istemiyorum ama evlilik planlarım falan da yok yani hayat benim hayatım sadece ben yaşarım ;) evet bencilim ama önce okulu bitirmem lazım bunu hallettikten sonra hayat başlayacak.. hadi bakalım hayırlısı..

bu arada bir sitede çalışıyorum fhttp://fifamturkey.com  burada kısa zamanda makam mevki elde ettim :D girişken kişiliğimi belli ettim :D aslında çeviri ekibindeyim ve siteden ayrılmak istiyorum fakat siteden ayrılmak için ilk önce verdiğim sözü tutmam lazım yamayı çıkartıp öyle ayrılacağım..

şu ana kadar ben geldikten beri bir tane stsl 2. lig yamasını çıkarttık ben sadace organizasyon kim ne yapacak falan eleman bulma gibi işlerden sorumluydum ama asıl yükü LittleGeneral(İsmail) yüklendi..

sitede çok güzel ve iyi insanlarla tanıştım mesela Savaş abi kendisi manyak matrak birisidir uyumaktan nefret eder ve birayı çok sever ankara ya geldiğinde kendisi ile görüşme fırsatım olmuştu.. Şahin o da çok iyi birisi hemen hemen aynı kafanın vücudunu yaşıyoruz diyebilirim :D Oğulcan bu da istemizin büyümüşte küçülmüş radyocusu romantik melankolik birisidir kızlarla arasında husumet var ben de çözemedim ama radyo işini iyi biliyor şiirler okuyor ama hala liseli kafası yaşıyor fakat olgundur kendisi :D

bu arada para bulursam bi yerlerden siteyi wordpress e geçirmeyi düşünüyorum hatta ciddi ciddi host domain flaan almayı bile kafaya koydum.. hadiyin gençler selametle  orkun kaçar :D

Değersizlik

İnsan hakkaten birşeyleri anlayamıyor artık. Ona değer verirsin okulu bırakır yanına gidersin hayatını alt üst etsen de bu işin diğer artılarını bi kenara bıraksan da ki artıları olmasına rağmen görmezden gelmen daha da beteridir..
blogu okuduysanız neden ankaraya gittiğimi az çok anlamışsınızdır burada fazla bir açıklama gereği duymuyorum zaten alt taraflarda anlarsınız. artık bakıyorumda son 2 seneme gülüyorum kendime yaptığım hatalar falan tamamen çocukça ve komik rahatlığın batması neredeyse hatta zkc matrax a çıksam zeki bana rahat batıyor çıkart desem bundan beterini yapamazdı. resmen mallık etmişim gölbaşı zaten ayrı bir bomba desem yeridir iğrenç memleket kütahyadan kaçtık gölbaşına tutulduk iyi mi arkadaş bende sanıyordum paşa paşa tandoğanda okuyacağım diye ama oraya gelebilmenin bile bir bedeli varmış dağ başında koskoca bir sene geçirmekmiş o da.. neyse kendime gülüyorum dedim ya uni 2 den okul bıraktım ankaraya gittim orada da hazırlıktayım artısı full ingilizce oldu artık yabancı dizileri bile altyazısız izleyebiliyorum çok rahat bir biçimde arkadaşlar ve onların düşünce şekli çok farklı en azından yurtta tıp okuyan adamla ders çalışabiliyorsun ya da mülkiyeli ankara hukuklu adamın havasını görebiliyorsun buda değişik birşey tabi.. biz de halimize yanalım ankarada gölbaşı denen dağda okuyoruz bunun sınıfta kalması bile var yani.. ankaraya geliş sebeplerimden biri de çok sevdğim herşeyden çok değer verdiğim bir kızdı bugün yeni yıla girmek için kütahyaya gelirken trende karşılaştık ben bi ana!!! oldum o yüzüme baktı tanımamış gibi yaptı ve gitti olay sadece bu bile bile göz göre göre bu zerre kadar değerimiz yokmuş biz de onun fakültesine gidip konuşma planları yapıyorduk daha.. bana değer vermeyen adamla işim olmaz. ben sadece saf olarak sevmiştim hayallerim vardı ama o davranış bitirdi artık silemem elbet ama artık karalar geçerim orada kaldığı yerde durur. demek ki bana hala çok kızgın hala benden nefret ediyor yüzüme bile bakmak istemiyorsa artık kovalamanın ne manası var ?? yiyemeyeceğin muzu soymanın ne anlamı var ? içinde yaşadığın herşey tamamen sende kalıyormuş senden başka bir yere gitmiyormuş gitmesine izin verilmiyormuş yazık etmişim kendime yazık etmişim dünya malına halbuki kızlar dünya malını kullanacaktı ne güzel :D dünyada da kalmayacaktı.. artık karşıma çıkmaz bir daha sanırsam.. zaten çıksa bile benden yana bir tepki bile almaz bir daha..hayatta başarılar :) ama bana daha çok başarılar :D en birinci ben olacam ileride.. şimdi var ya kesin arkadaşlarından birine arattıracak peşinden koşma falan diye o zaman ben de onu iyi bir haşlayacam var ya süper olurdu bekliyorum artık.. ne diyim artık kendi yolumu kendim çizeceğim herzamanki gibi ondan başkasını sevemem. kendime söz veriyorum ileride başkası da olmayacak ha olsa bile olay takılma maksatlı olur olduğu gibi de biter max 1 hafta sürer, sürdürürüm, sürecek matemim kalbimde orada bir piramit ve içindeki mezar gibi.. bundan sonra tek takılacam yine her zaman olduğu gibi.. ama bu sefer gelen tekliflerden bir kaçını uzatıcam zaman aşımından bitirecem yazık heveslerini alsınlar :D tabi bazılarını da her zamanki gibi reddedicem :D tek taklımak cool izlenimi veriyor denedim ve gördüm yalnız kurdu oynamak dışarıdan bakanların kafasında ayrı biz izlenim yaratıyor sene başında anladım olayı. bundan sonra da milletle fazla muhatap olmam bakarım dalgama.. ilerisi için de sultanlık görünüyor bana çünkü ben öyle istiyorum yurtta odama giren ablalardan birisiyle kısa sohbetimiz oldu dağınık biriyim biraz
+ayıp olur bak müfettişler gelirse onlara karşı hadi onu geçtim ileride eşine karşı da ayıp olur..
-iyi de ben evlilik düşünmüyorum ki ?!?
+neden evlenmeyip de napacan ?
-ben kendimi tek kişiye bağlayamam daha doğrusu herhangi biriyle geçinemem yani hata yaparım evlenirsem kıza yazık olur en iyisi evlenmemek
+o zaman evlenenler hata yaptı?
-??!! o kişinin kendi seçimi ona birşey diyemem evlenir veya evlenmez kendi kararını kendi verir sonuçlarına katlanır ama ben düşünmüyorum. tek başıma rahat bir hayat sunuyorum kendime geleceğimi çiziyorum bla bla bla..
+o zaman hayatının düzeni olmaz ki ama tek başına olsan eve giriş çıkış saatlerin belli olmaz ?
+abla sence ben düzenli birimiyim şimdi ??

konuşmadan da anlaşılacağı gibi bundan sonra kabimin içindeki piramitin dışında kalan bir hayat yaşayacağım o piramit yıkılmayacak yıkmayacağım ileride mezun olurum allah yardım ederse kendi işimi kurarım o zaman da kendime ayıracak vaktim olur 20 sene okumanın acısını rahat rahat aheste aheste çıkartırırm takıldığım bi cafe bi bar olur tek başına yine barın bir köşesinde kirli sakallı bir mal oturuyor olur işte o mal da ben olurum inşallah.. o piramiti açmamak şartı ile tabi ki herşey..

hayatta başarılar millet sizden kaçan için bir adım dahi atmayın.. sonuçlarına katlanırsınız acı olur..

resmen angara

evet millet resmen ankaralı oldum :p tercihler sonuçlandı ve ankara jeoloji ye gittim..
asıl hayat şimdi başlıyoraileden uzakta bazen yurt köşelerinde bazense bar köşelerinde sürtecez artık bir de bas gitar alsam çok güzel olacak.. ankaraya gidince yapacaklarım to do list

pelini gör

deniz i gör

ceren i gör

jmo ya kayıt yap

kızılayda volta at :p

aklıma şimdilik bunlar geliyor.. aslında eve çıksam daha güzel olacak çünkü buradan gelen misafirlerim var :D bakalım belki eve de çıkabilirim.. bu arada linuxa geçtim kısa bir debian testinden sonra ubuntudayım unity arayüzü çok dandik hemen gnome a geçtim çok seviyorum ya ha bu arada seviyorum demişken.. salla gitsin

daha portakalda vitamin bir okul

behsettiğim okul liseden bozma bir universite hemen hemen öğrencilerinin hepsi abazan apaçi timleridir. kızlar full makyaj gelir okula muhendisliklerden bazı sınıflarda erek düşürmeye çalışan tiplerde vardır ama kendi tiplerine bakmayı unutmuşlardır

ve önemlisi hocalar.. kimseyi siklemezler tabi istisnalar da olmuyor değil paragözler öğrenciyi nasıl bıraksam diye bakarlar dersler zaten zordur geçme notu bu sene 40 oldu çan eğrisi var ve yaz okulu olmazsa olmazlardan biri. bunlardan alnının akıyla çıkan öğrenci yok denecek kadar az kampüs şehirden 10 km uzakta iibf de güzel mühendislikte erkeklere benzeyen kızlar bulunmakta tabi bizim abazanlar boş bulunduklarında mühendislikten iibf kantinine kesişmeye giderler

okul çok kötü şehir de yobaz aşırı radikal dinci insanların kenti burası eğlence mekanı fazla yoktur bi mecburiyet caddesi vardır orada iki yürürsün şehir biter zaten fazla yatırımı da yoktur buralıların buralara o yüzden gelişmemiştir ama afyon buradan küçük olmasına rağmen bi sürü avm ye sahiptir ve gelişmiştir yani size benden nasihat buralara uğramayın lanetlidir

aşk acısı çeken erkek

evet efenim tüm sözlükleri okudum bu adamlar beni anlatmış tamamiyle beni tanıyorlar..

ben de orada yazılanlar gibi kendimi alkol ve sigaraya verdim ama elimde olan ne? koskoca bir sıfır. yok işte olmayınca olmuor şiirler yazdım edebiyatımı döktürdüm fotoğraflara baktım içten içe ağladım olmadı.. melodik metal takıldım ortam yaptım birkaç dost edindim derdimi bi tek onlara anlattım ki dinlediler de saoğlsunlar olm bisiktirgit kafamızı siktin falan demediler adam gibi dinlediler birkaç öneride bulundular ama deneyemedim.. çok geçti çünkü o kız aşk acısı çeken erkekten 5 saat uzak mesafedeydi anca rüyalarında görebilirdi onu o da çok kötü bir olay bir hafta etkisinden kurtulamıyor insan..

artık romantik komedi filmlerini başka bir gözle izliyorsun belki diyor iç geçiriyorsun aklında bir kaç hatıra elinde yarıdan az bira.. yudumlarken hafif tebessüm ediyorsun sama sonra yine devam onun senin olmayacağını bile bile belki diyorsun bir ihtimal..

sonra onun için savaşıyorsun iki senedir yanına gitmek için hindistandaki ineklerden farkın kalmıyor uni ve oss çalışmalarını aynı anda yürütmeye kalkıyorsun ama bir yerden sonra tıkanıyorsun anti depresan falan derken okuldan ayrılıyorsun zaten binbir zorlukla edindiğin dostlarından bir imza ile ayrılıyorsun artık tek başınasın odan çalışma masan uni hazırlık kitapları birkaç müsvette kağıda karalanmış mısralar arkadan gelen hafif müzik..

artık ne okulun ne arkadaşların de doştların var tek tabancasın içinde gerçekleştirmek istediğin bir tane hayali var onun için elinden geleni yapmak istiyorsun son gücüne kadar deniyorsun çalışıp çabalıyorsun arada bir barlara gidiyorsun onun okuduğu memleketten gelen arkadaşlara hal hatır sorduktan sonra xx in durmu nasıl diyip bilgi alıyorsun eğer iyiyse rahatlıyorsun.. ama hala onun özlemi içinde amazonları yakan yangın gibi.. bir an önce gitmek istiyorsun yanına bi ihtimal ya kabul ederse diyip hırs yapıuyorsun ve günlerini böyle geçiriyorsun..

çok zor bi durm kimseye günememek için elinden geleni yapıyorsun artık kızlardan nefret edip sana yavşayan kızları görmemezlikten geliyorsun ve dahası.. gelen ahlaksız teklifleri elinin tersiyle itiyorsun belki şimdi sen de onun yerinde oldun sıfır olasılığın ne olduğunu anlıyorsun ama bunu anlayana kadar bi 6 ay geçiyor hayatından ama yine de belki diyorsun biraları stoklayıp sigara alıyorsun park köselerine herzamanki gibi tek başına içiyorsun eve gelince de hiç birsey olmamış gibi davranıp yatagına giryorsun belki rüyamda görürüm diye..

acı hele ne acı orhan gencebay bile yaşamamıştır bile güzel hayaller içindesin her zaman içinde mum ışığı kadar olsa da bi aydınlık kısım var ona ulaşmaya çalışıyorsun ama sen gittikce o senden uzaklaşıyor ama yine belki diyip onun sana yaklaşmasını umuyorsun kafelerde arkadaşlarınla gidip çiftlere bakıp iç geçiriyorsun adın abazaya çıkıyor olsa da keşke diyorsun.. bir gün, o bir günü bekliyorsun ne zaman diye içinde dio soloları uççup gidiyor, bi sigara..


beraber geçirdiğin 4 sene senin için hayatının en güzel en prıltılı dönemi ama ondan sonrası ise en karanlığı. yazdığın şiirlere bir yenisini daha ekliyorsun bi yenisi bei yenisi derken evde saklayacak yer bulamayıp yakıyorsun elinde azıcık kalıyor ona vermek için aradan azaman geçiyor o şiirlere baktıkçe bir yandan duygulanıup bir yandan da keni haline gülüyorsun..

yazık etmeden kendine onun yanına gitmek istiyorsun ama beklemen lazı 2 sene beklemişsin bir ay daha beklesen sikin mi kesilir içip içip ağlıyorsun kimse duymasın diye eğzına yorganı alıyorsun gözlerin faltaşı gibi artık kançanağı olmuş ama dayanıyorsun belki diyorsun içinden birgün belki..


etrafındakiler 10 günde bir kız değistirirken sen hala sıfırdasın adamlar tur bindirmiş ama umrunda değil elindeki tek resme bakıp iç geçiriyorsun keşke diyip bakmaya doyamıyorsun adının geçtiği heryerde pür dikkat olup ciğer kokusu almış kedi kesiliyorsun yeni haber var heralde diyorsun arada bir aşk şiiri yazarken alteratif aşık memo şiiri de yazıyorsun hep melankolik takılmanın koyduğu baskı adama mizah da yaptırtıyor..

inttiharı düşünüyorsun ama ona kesin ulaşamamanın verdiği acı intihardan daha beter diyorsun acılar acıları yaralar yaraları açıyor kocaman bi foto bulamayıp anca face ten profil fotğrafına bakıp kendinle gurur duyuyorsun en güzel kızı ben sevmişi diyorsun ama bir yandan da o beni neden sevmedi ki sorusu içini kemiriyor..


şarkılarda kendini buluyorsun dinlediğin sololar ilaç gibi geliyor içtiğin alkol sigara daha iyi geliyor artık ama ömründen yediğinin farkında değilsin içtikçe içiyor çektikçe çekiyorsun dinledikçe dinliyorsun sonra bir uyku bastırıyor hadi yine iyisin
onun için dualar ediyorsun acı çekmesin rabbim diyip duruyorsun belki kabulolur diye..

senin onu ne kadar saf sevdiğini bilse yine kabul etmeyecek biliyorsun ama içindeki o ışığa yaklaşmak için elinden geleni yapıyorsun hile hurda döndürüyorsun daha da yaklaşmak için ama olmuyor nekadar yaklaşsan o kadar uzakta hala olduğu yerde duruyor

hobiler edinmek istiyorsun ama olmuyor derslerin zaten yoğun elinde bi tomar testle nereye hobi yapıyosun oraya gidince karsısına nasıl çıkacağını düşünüyorsun hangi yüzle hangi ıolmayan tiple deyip kendisne bi küfür daha ediyorsun ve o günü beklemeye başlıyorsun içinden gelen ne varsa döküyorsun kağıda.. gözlerinden de dökülüyor kağıt mahfoluyor ama o kağıt senin için çok değerli saklayacak yer bulup zulana koyuyorsun karşısına çıkmayı bekliyorsun belki mahşer gününde olacak diyorsun güzel bir solo dinliyorsun ve güne aç karna sigara ile başlıyorsun..

hayatının bir bölümü bu psikolojik bunalımda geçiyor sen iyi oldum dedikçe kötüleşiyorsun içine attıkça o biriken pislik seni kanser ediyor içinden çıklıamaz bir hal alıyor artık yazıyorsun ama kağıda değil bi bloga yazıyorsun kaybolması imkansız bir yere belki bir gün hitin tavana vurduğu yer olacak ama ben siklemicem diyorsun

belki belki belki ya evet derse ya kabul ederse diye düşünürken aslında onu özlemenin aşk olduğunu anlıyorsun platonik olmasada en azından biliyor diyorsun hatam nerede diyip içtikçe içiyorsun belki den ötesi var geçirdiğin zaman aleyhine işliyor onun yanına gidene kadarki sure içinde birisiyle tanışmışmıdır acaba diyip için içini yiyor ama beklemekten başka çaren yok hayatın artık bir anlamı yok hayat onunla güzel diyip rüya görmek istiyorsunn ama isteyince olmuyor bu iş kendini bir keş olarak buluyorsun odanın bir köşesinde çünkü beklesen bi dert gitsen konuşsan bi dert çünkü hanım kızımız seni siklememekte ve hayatını en güzel şekilde geçirmekte ama sen berduşun teki olmuşsun artık bi okul kazandıktan sonra milletle iletisimi olmayan tek başına ön sırada takılan ev okul yapan idiotun teki oluyorsun çevrende güzel kız olsa bile sen farkedemeden onları da kapıyorlar artık mezun olur çeker giderim işime bakarım diyorsun ama içindeki ısıktan bir umudun oluyor geleceğe dair güzel planların oluyor birlikte ölecez diyorsun ama bunların hepsi hayal kendini o hayale kaptırıp bir anda irkiliyorsun ve herşeyin farkına sonradan varıyorsun artık onun bir sevgilisi vardır artık içindeki o küçücük ışığın ustüne birsinin tükürmesi yetmiştir hayattan bir daha kopuyorsun bir yudum daha alıyorsun bir nefes daha derken..

insanoğlu doyumsuzlüğa doymazmış

Merhaba millet,

başlıkta belirttiğim gibi herşey, eğer insansam bu başlıktaki cümle benim için geçerli ama değilsem herhalde hak dinlerdeki gibi güzel insan betimlemelerinde süper ötesi insanüstü bi yaratık olmam gerekiyor, artık ötesini berisini siz düşünün..

İnsan olduğuma hemfikirim elim, ayağım, kolum, pipim falan var evelallah.

Ama ben insansam...









işte o zaman siz nesiniz, tahmin edemiyorum. :D haha

Evet doyumsuzum, belki maddi anlamda değil. Ha uzun vadede maddi anlamda olabilir ama sevdiğim bir meslek, sevmediğim bir okul, sevdiğim bir okula gönderilmemem yüzünden, sevmediğim okula gitmek zorunda bırakılan ve sonrasında, bir zamanlar sevdiği aşık olduğu okula karşı tamamen nötr olan ben. Hatta sevmediği okul yüzünden tavşanlı yolundan her ne sebebple olursa olsun geçmek istemeyen bir mal. O, 10. km yi tavşanlı yolundan sadece 10. km sini silip atmak isteyen bir rahatsız manyak oldum. Evet bu kadar nefret eder hale getirdi beni burası..
Zamanında komşuma dank etti, ikinci senesinde çekti gitti. Ben hala şaşıyorum kendime; Tam 7 sene, evet tamı tamına 7 seneyi burada geçirdim helal olsun demek geliyor içimden. Bu arada incik suyu efsanesine güldüğüm zamanları hatırlıyorumda, Şimdi o halime gülüyorum garip değil mi.. (türkülere konu olan kütahyanın pınarlarından akan suyu içersen, 7 sene kütahya da kalırsın.)

Bu kadar tasvir yeter, yazıyla Ayasofya çizecek değilim herhalde..
Olay şu; İki sene boynca aileme neden beni deü ye göndermediniz diye kızarken, sınavdan son kez çıktığımda hıncımı aldığımı hissetmiş olmamdı. Garip bir huzur çok değişik bir duygu. İlk defa bunları hissediyordum. Size hiç oldu mu bilmiyorum ama hakkaten garip bişey
işte o an anlıyorsun; O zamana kadar kim hangi olayda senin yanındaydı, kim yanında gibi görünüp kuyunu kazdı ya da bi öyle bi böyle oldu..* Budist olsam karma yapacam, Earl gibi herkesten sırasıyla özür dilyecem ama işte, elhamdürülla.

Şimdi birisi çıksa gelse, Orkun deu yu kazandın, git kaydını yaptır deseler; Birkaç saniye duraklarım olan herşeyi hatırlarım sonra da hiç bişey olmamış gibi devam ederim.. Aslında garip değil. Ben orayı zaten 3 sene öncesinde kazanmıştım, oraya gidebilirdim ama şartlar elvermedi, olmadı nasip kısmet. -bu yazının üstüne belki orası olacak güzel bir tesadüf olurdu- demek ki içimdeki nefret nasıl birşeyse, beni orada yaşatmış. Böyle diyorum; Çünkü birşey hissetmem.

Sadece mekan ve kisiler farklı..